Harvard Üniversitesi Devamsızlık Tespiti için Kameraları Kullandı

Harvard Üniversitesi Devamsızlık Tespiti için Kameraları Kullandı
müşteri hizmetleri

Tarihi boyunca sayısız fen ve sosyal bilimler dahisi yetişmiştir olan Dünyanın sayılı üniversitelerinden Harvard'ın adı bu kez başarı öyküsünden ziyade yönetimin bir uygulamasıyla gündemde... Eğitim kurumlarında öğretmenlerin devamsızlıklara karşı farklı uygulamalarına hepimiz şahit olmuşuzdur. Harvard'da bir enstitü devamsızlıkların tespitinde gözetim kameraları kullanarak, sınıfların fotoğrafını çekip, fotoğrafları analiz eden bir bilgisayar programı sayesinde devamsızlıklarını saptamaya çalıştı. Deneye farkında olmadan 2000 civarı kişi katılmış oldu(Öğrencilere bu sistem hiçbir zaman duyurulmadı, gönüllü olmaları istenmedi). Bilgisayar programı her ne kadar kişilerin yüzlerini analiz etme ve kimlik saptama tekniğiyle donatılmamış olsa da deneyde istemeden bulunan öğrenciler yönetime karşı ciddi eleştiri ve şikayetlerde bulundu. harvard-university-darren-mccollester-getty Deneyi yapan kişiler doğru adımları takip ettiklerini, çekilen fotoğrafların oluşturulan bir denetleme kurulunun teftişi altında incelendikten sonra derhal yok edildiğini ilettiği halde Harvard'ın gelen şikayetlerden şimdiden canı yanmış durumda. Ülkemizde de pek çok yüksek öğretim kurumunda güvenlik kameraları bulunuyor. Bu güvenlik kameralarının ne süreyle kayıt aldıkları, bu kayıtları ne kadar süreyle tuttukları, görüntüleri hangi durumlarda kimlerle paylaştıkları ise büyük önem arz etmekte... Örnek olarak bu kayıtların sınırsız süre saklanması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 8. maddesini(1. Herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığınveya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir.) ihlal niteliğinde olacaktır. ¨Bize ne Avrupadan?¨ deme ihtimali olan arkadaşlar için hemen ileteyim, Anayasamızın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca ¨Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.¨ madde bize şunu söylüyor AİHS(Temel hak ve özgürlüklere ilişkin olduğunu unutmayalım)'in hükümleri iç hukukumuzdur. AİHS'nin herhangi bir hükmü iç hukukumuzdaki bir kanun maddesiyle uyuşmazlık gösterirse hakim AİHS'nin hükmünü dikkate almak zorundadır. Yazıyı kaparken sağda solda kafamızı kaldırdığımız an göreceğimiz CCTV (Close Circuit Television)-kapalı devre televizyon sistemi- yani MOBESE kameralarının mevzuatımızda yasal dayanağının olmadığını da hatırlatmalıyım. Güvenlik nedeniyle bu kameraların bulunması pek tabi doğaldır, ancak görüntülerin kayıt edilmesi (AİHM tarafından İngiltere'ye karşı AİHS'nin 8. maddesi - özel yaşamın gizliliği- üzerinden verilmiş pek çok ihlal kararı bulunmaktadır.) durumunda ne süreyle saklandığı, hangi amaçlarla kullanıldığı, kimlerle paylaşıldığı konusunda bir muğlaklık bulunmaktadır. Bu durumun en kısa zamanda yasal dayanağa kavuşması ümidiyle... Daha önce benzer içerikli haberimizde, Google'ı tazminat ödemek zorunda bırakan uygulama için buraya bakabilirsiniz.

müşteri hizmetleri
YORUMLAR

Teknoloji haberleri